Toplumların çağdaşlık seviyesi eğitimli insan sayısına göre belirlenir. Bu nedenle de ülkemizde herkes eğitimin gerekliliğinin bilincinde olarak, canını dişine takarak çocuklarını okutmak gayretinde… Çünkü, eğitim, gündemdeki her konunun özünü oluşturmakta ve gelecekteki Türkiye'nin temelleri de bu günkü eğitim sistemi ile atılmakta…
Bu konunun sosyal boyutu kadar, siyasi boyutu da var…
Son günlerde yetiştirilmek istenen gençler ile ilgili spekülasyonlar gündemin ilk sıralarında yer alıyordu. Hatta aynı konu uzunca bir süre daha konuşulacak ve tarih içerisindeki yerini alacaktır.
Ancak ben konunun siyasi boyutunu bir kenara bırakarak sosyal yönünü ele almak istiyorum…
Politikayı ise politikacılara bırakıyorum…
Bildiğiniz gibi, Anayasamıza göre '' Eğitim ücretsiz ''
Gelin görün ki, Ülkemizde eğitim ücretsiz değil…
Hatta diyebilirim ki oldukça pahalı bir durumda…
Hem de ilk öğretimden başlayıp yüksek öğrenime kadar…
Eğitimin açmazlarını çok detaya girmeden inceleyecek olursak 3 ana başlıkta toplayabiliriz…
DERSHANELER … YURT SORUNU … HARÇ PARALARI …
Eğitimin sorunları elbette bunlarla sınırlı değil… Az önce belirttiğim gibi yüzeysel bakış açısıyla ilk etapta bu sorunlar göze çarpıyor…
İlk öğretimin değişmez sorunu '' zorunlu bağış '' konusunu es geçiyorum. Kantinlerin işletmeleri konusundaki uygulamaları ele almıyorum… '' Semtlere göre kayıt ortamında servis araçları neden var ? '' gibi sorulara yanıt aramıyorum bile...
DERSHANE NEDEN ŞART ?
Sahi, okullarda eğitim veren öğretmenlerimiz o kadar mı yetersizler ?..
Ya da Dershanelerde eğitim veren öğretmenlerimizi uzaylılar mı yetiştirdi acaba ?..
Burada bir çarpıklık var…
Öğretmenlerimiz elbette aynı…
Değilse de aynı seviyeye getirmek devletimizin görevi…
O halde geçim zorluğu çeken milyonlarca aile neden boğazından keserek avuç dolusu parayı dershanelere vermek zorunda kalıyor ?
Çocuklarımız ve gençlerimiz, gereksinim duydukları bilgileri gittikleri okullarda alabilmeliler…
Yok; olmayacaksa kapatalım okulları, dershaneler yapsın bu işi…
Hiç olmazsa işin adını koymuş oluruz…
YURT YAPMAKTAN ACİZ MİYİZ ?
Yüksek okullarda okuyan öğrenci sayımız belli…
Hatta her yıl kaç öğrenci alınacağı bile önceden belirleniyor.
Ama her yıl bir şey daha yaşanıyor; YURT KARMAŞASI …
Her yıl öğrenciler oradan oraya koşturarak güvenli, sağlıklı, insana yakışır yurt arayışına giriyor.
Bunun bir planlaması yapılamaz mı ?..
Kazanan öğrencilere, eğitim kurumunun bulunduğu yerleşim biriminde yer göstermek o kadar zor mu gerçekten ?..
Geleceğimizin teminatı olan gençlerimize barınabilecekleri yurtları yapmaktan aciz miyiz yoksa ?..
HARÇLAR OLMASA EĞİTİM ÇÖKECEK Mİ ?
Yıllar yılı Üniversite kurmakla öğünen bir yapımız var. Her İl' e Üniversite açıp duruyoruz.
Anlaşılan bu Üniversitelerin ekonomiye getireceği yükü hesap edemiyoruz.
Ya da hesap ederken, Anayasa hükmünü yok sayıp '' eğitimi paralı '' hale getiriyoruz.
Halbuki, Memurların, İşçilerin ve Emeklilerin aldıkları para ortada…
Varın hesabını siz yapın; Dershane, Yurt ve harçlar sonrasında bu insanlar, kalan iki kuruşla ne yapar nasıl geçinirler ?..
Kaldı ki; dünya, saydığım bu 3 kalemden ibaret değil tabii…
'' EĞİTİM ŞART ''
Reklam filminde denildiği gibi '' eğitim şart '' ise, bu konulara eğilmek te şart bence…
Eğer bunlar olmazsa '' fırsat eşitliğinden '' söz etmek mümkün olamaz.
Fırsat eşitliğinin olmadığı bir ortamda da…
Yarın gençlerin yüzüne bakacak yüzümüz kalmaz…