Geçen yazımda, Doktorların, Malpraktis davalarından yakınmalarınını anlatmaya çalışmıştım. Özetle söylemek gerekirse; Sağlıkçılar tedavi sırasında meydana gelebilecek olası komplikasyonlar nedeniyle açılan davalardan şikayetçiydiler.
Doğrusunu isterseniz Malpraktis tabirini ilk kez duymuş, yeni bir şey öğrenmenin sevincini yaşamıştım.
Ama ne gariptir ki, yazıyı yayınladıktan sonra gizli bir güç bu tanımı iyice öğrenmemi istedi sanki...
Malpraktis neymiş, komplikasyon nasıl olurmuş, sonrasında hastalar ve sağlıkçılar neler yaparmış yaşayarak öğrendim.
Öğrenmez olaydım.
Yaşadıklarım nedeniyle başta Sayın Valimiz ve İl Sağlık Müdürümüz olmak üzere tüm yetkililere sesleniyor ve şikayetimi ciddiye alacaklarını umuyorum...
YİNE YÜREĞİR DEVLET HASTANESİ
Bilindiği üzere yaklaşık 10 ay önce Açık Kalp ameliyatı olmuştum. Ufak tefek rahatsızlıklara rağmen çok şükür sorunları aşmıştım. Ancak 21 Eylül'de aşırı Strese dayalı olarak ciddi bir fenalık geçirdim. Tabii yine 112 Acil servisi arandı, yine arkadaşlar koşturup gelerek gerekli müdaheleyi yaptı.
Yoğun bakıma geçinceye kadar yaşananları anlatmıyorum bile... Sadece, kasap bile olamayacak birinin takmaya çalıştığı bir sonda nedeniyle acılar içerisinde kıvrandığımı belirtmem yeter sanırım.
Daha sonra tedavi süreci başladı.
Ve tabii ki Kabusum da...
Daha önce defalarca iğne yapılan kolumda ağrılarım vardı.Bu kola aynı yere bir iğne daha yapılması nedeniyle kolum önce şişmeye, sonrasında da morarmaya başladı.İğneyi yapan Hemşire hanıma yaınmalarım maalesef pek kabul görmedi.
Sonra da kaçarcasına taburcu oldum da bu kabustan kurtuldum.
Kolumdaki ağrıların ve morarmanın artması üzerine Savcılığa başvurarak şikayetçi oldum.
Savcılık ve Emniyet sürecinden sonra Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekiyordu doğal olarak... İşte o aşamada MALPRAKTİS denilen o canavarın (!) sağlıkçıları nasıl bir dayanışmaya sürüklediğini gördüm.
Adli Tıp Kurumu, beni bir hastanenin Kalp ve Damar Cerrahi bölümüne göndererek, tedavimin tamamlanmasını ve sonrasında bazı tahliller yapılmasını istedi.
İlgili birimdeki Doktor gözlemlerini yazdıktan sonra alt tarafa, mealen " insan hatasından kaynaklanmamıştır " diyerek kahramanca bir dayanışma sergilemekten kaçınmadı. Beni de, boşu boşuna uğraşmamam gerektiği yönündeki ulvi nasihatından mahrum bırakmadı...
Şimdi kolumdaki morlukların ve ağrıların bitmesini bekleyeceğim. Sonra bir test daha yapılacak ve Adli Tıp Kurumunun kati raporuyla konuyu adaletin terazisine bırakacağım.
SORUM ŞU ;
* Kolumdaki damar ve Kaslarda kalıcı bir hasar yok ise bu işi hiç olmamış gibi mi kabul edeceğiz ?
* 1.5 aylık sürede çektiğim acıların kanunlarda bir karşılığı yok mu ?
* Eğer bu komlikasyon insan hatasından kaynaklanmıyorsa, aynı tür iğnenin vücudumun diğer yerlerinde de aynı sorunları yaşatması gerekmez miydi ?
NOT : Sözkonusu Hastanenin ilgili birimindeki bir Bayan Doktor her hastada böyle sorun olduğunu söyledi. Hiddetle bana örnek gösterebileceğini söyledi diyemiyeceğim; adeta haykırdı.
Eğer durum bu Bayan Doktorun söylediği gibiyse başlığı bir kez daha yazarak noktayı koyuyorum...
SAĞLIĞIMIZ YOĞUN BAKIMDA...