Sivil Toplum Örgütleri çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Çok seslilik, örgütlülük, sivil dayanışma, kamu haklarını koruma ve benzeri hassas konularda STK'ların, derneklerin gerekliliği gözardı edilmemesi gereken gerçeklerin başında gelmektedir. Ammavelakin!. Hemen her konuda olduğu gibi Türkiye bu konuda da üretmeden çoğalıyor! Oysa gelişmiş ülkelerde derneklere üye olmak vazgeçilmez bir anlayıştır. Oralarda bireyler enaz birkaç derneğe üye olur ama bu üyelik mkağıt üzerinde kalmaz. Aktif emek verilir. Toplantılar, eylemler, uyarılar ve kamuyönetimine olumlu katkılar sağlanır. Oysa Türkiye'de dernekler, önce kumarhane, lokal, sosyal statü etiketi gibi gerekçeler ile kuruluyor. Biliyorum biraz abartılı bir eleştiri gibi ama sorarım size Allahaşkına çok az sayıdaki istisnaları bir kenara koyarsak çok mu yanlış tespit yukarıdaki satırlar. Bakın Anadolu ajansı muhabirinin geçtiği habere göre Türkiye'de derneklerin sayısında yıllık %50'ye yakın bir artış var. Toplam dernek sayısı 226 bin 607'ye ulaşmış. Adana ise bu sayı tamı tamamına 1792.. Evet evet yanlış okumadınız Adna'daki dernek sayısının toplamı tam 1792... Peki bu derneklerin hangisi kamuya hizmet ediyor? Kaç tanesi sosyal sorumluluk projeleri üretiyor ya da hangisinin dernek üyeleri listede var olmanın dışında dernek ile bağını sürdürüyor??? Dernekler belli bir konuda hemfikir olan insanların bir araya geldiği bir yer midir yoksa belli konularda hemfikir olan insanların aktif üretim sergilemesi gereken yerler midir? İşin ticarete ya da siyasete kullanılma boyutu ise apayrı bir mesele!!! Velhasılıkelam bu kadar önemli bir konunun böylesine pervasızca tüketilmesi, işlevsizleştirilmesi neresinden bakarsanız bakın genelde Türkiye özel de Adana adına büyük handikaptır. Böylesine önemli bir konu bu kadar önemsizleştirilebilir! Ve bunu da ancak biz başarardık !!!!!!