Hükümetin insiyatifi ile Adana Valisi bilmem kaçıncı kez değişti. Gelen de Vali, giden de.. Bu çerçevede gideni 'kayıp' geleni 'kazanç' olarak algılamanın çok doğru olmadığını düşünüyorum. Zira 'vali' dediğimiz olgu devleti temsil eder. Elbette görev yaptığı illin daha iyi şartlarda olmasını isterler ama bunun için bir belediye başkanı gibi davranmalarını ya da hizmet üretmelerini beklememiz yanlış olur kanısındayım.. Neden bunları yazıyorum; Eski Aydın yeni Adana Valisi Hüseyin Avni Coş için böyle yazmamın sebebi aslında biziz! Yani yerel medya!! Televizyonlardaki yorumlar olsun, gazetedeki köşe yazıları olsun hemen hepsi aynı kalıpta. Mübarek, gelen Vali değil de kurtarıcı! Oysa Sayın Coş'un öncelikleri, sorumluluıkları bambaşka.. Ama biz ne yapıyoruz, sanırsınız eyalet valisini oylarımızla seçmişiz ve ondan bize seçim kampanyasında sözünü verdiği projelerin takipçisi gibi davranıyoruz. Arkadaşlar, sayın Coş Büyükşehir Belediye Başkanı değil, Vali.. Önce bu gerçeği görelim. Kentin hizmet sorunlarını yerel yönetimler, Asayişini Emniyet, Yatırımlarını Milletvekilleri, Çözüm önerilerini STK'lar yapar. Tüm bunların takipçisi de yerel medyadır. Valilik makamından ancak 'koordinasyon' noktasında yardım-hizmet bekleyebiliriz. Bu çerçevede, Adana yerel medyasının yeni Valimizin omuzlarına gereksiz yük bindirdiğini düşünüyorum. Bu 'yükleme' aynı zamanda seçilmişlerimize de haksızlık olmuyor mu ??? Bırakalım Vekillerimiz kendi sorumluluklarını, belediye başkanlarımız kendi sorumluluklarını, atanmışlarımız da kendi sorumluluklarını üstlensin. Unutmayalım ki 'vali' geldi, 'kurtarıcı' değil. Kaldı ki bu kenti kurtaracaksak bunu medyasıyla, seçilmişleriyle, STK'larıyla biz kurtarırız. Adana'yı Adanalılar kurtarır. Batıran kim(ler)se kurtaracak da odur !!! Değil mi? Bu vesileyle sayın Hüzeyin Avni Coş'a bir "hoşgeldiniz" de benden olsun. Kolay gelsin sayın valim. Zor memlekettir Adana, Tanrı yardımcınız olsun........