Geçtiğimiz günlerde bazı Doktor arkadaşlarımla biraraya gelme olanağı bulduk nihayet. Topluma sağlık hizmeti sunan sağlıkçıların ne denli ciddi problemlerle uğraştığını öğrenince şaştım kaldım inanın.
Bu konuları elimden geldiğince dile getirmek istiyorum.
Tabii ki benim uzmanlık alanım değil tıp. O nedenle fikir hırsızı durumuna düşmek istemem.
Benim yaptığım kaynağından bilgiyi almak, biraz araştırmak ve bu bilgiyi harmanlayarak sizlerle paylaşmak...
DOKTORLAR TEDİRGİN
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni TCK'dan sonra Doktorlar Malpraktis adı verilen yasal yaptırımlar nedeniyle tedirgin. Bu nedenle yasal takibe uğrama endişesi taşıyan Doktorlar Defansif tıbba yöneliyorlar.
Yani bunun Türkçesi Doktorlar Malpraktis ( Komplikasyon ) davalarının artacağı endişesiyle tıbbi performanslarını azaltmak durumunda kalıyorlar. Bunu daha açık dille yazarsam, " Ben hastayı başıma iş açmayacak şekilde tedavi ederim " deme noktasında sağlıkçılar...
Sadece Doktorların değil tüm meslek gruplarının yasalarla başının belaya girmesini bekleyemeyiz. İnsanların kendi yaşamlarını korumaya çalışmaları doğal...
" NE YAPILMASI GEREKİR ? " diye sorduk Doktor dostlarımıza.... Mevcut koşulların " Bananeciliği " ön plana getirmesi ciddi sıkıntı yaratmış belli. İnsanlar işlerini layıkıyla yapmak istiyor...
Aldığım yanıtları özetle vereyim:
1 )- " Görev tanımlamaları net olarak yapılmalı. Her İnsan kendi Uzmanlık alanında görevlendirilmeli "
2)- " Fiziki koşulların yetersizliği Hasta, Hekim ve diğer sağlıkçıları karşı karşıya getiriyor. O nedenle fiziki koşullar acilen düzeltilmeli "
3)- " Siyasi yapılanmalar sağlık sektöründen arındırılmalı. Sağlık siyaset üstü bir konu olarak ele alınmalıdır. "
4)- " Doktor ve Hastalar Malpraktis davaları nedeniyle Defansif tıp çıkmazından kurtarılmalı. "
112 ACİL BİLMECESİ
112 Acil servisle ilgili gözlemler de benden ...
Geçirdiğim Kalp Ameliyatı sonrasında yaşadığım bazı sıkıntılar var ki ;çekilebilir gibi değil. Bu sıkıntıyı akıl ve mantıkla izah etmek te mümkün değil.
Düşünün ki ciddi bir operasyon geçirmişim. Gecenin 3'ünde dayanılmaz bir ağrıyla uyanıyorum ama feryat figan. Soluk alamıyorum ve kendimi kontrol edemiyorum. Yakınlarım doğal olarak 112 acil servisi arıyorlar.
Sağolsun arkadaşlar kısa sürede yardımımıza koştular. Ama tüm çabamıza rağmen o ortamda bir yakınımı araca almadılar.
Biliyorum yasa böyle...
Biliyorum bazı kendini bilmezler görev yapan bu insanlara insafsızca saldırıyorlar.
Biliyorum, sağlıkçı arkadaşlarımızın can güvenliği tehdit altına girebiliyor.
BUNUN ÇÖZÜMÜ YOK MU ?
Bunu çözümü Hastayı tek başına alıp götürüp Hastanenin birine bırakıp gitmek değil...
Önce bunu saptayalım.
Gecenin yarısında her insanın Taksi parası bulma olasılığı yok.
O durumdaki insan ne yapsın ? Yakını öldü mü kaldı mı ona mı yansın. Parasızlığın getirdiği çaresizliğe mi nalet mi okusun ?
BİLGİLENDİRME SERVİSİ OLUŞTURULSUN
Acil deki sorunun çözümünü de konuştuk Doktor dostlarımızla. Ben şikayetimi sıraladım, Onlar dinledi... En mantıklı yanıt yine Doktor arkadaşımdan geldi. Hastası alınan insanları merakta bırakmamak için " Bilgilendirme Servisi " oluşturulmalı...
Hiç olmazsa bu yapılsın... Şimdilik...
Her alanda yanlışları yanlışla düzeltmeye çalışıyoruz. Sonuçta " Ne yapalım Sağlık olsun " diyoruz.
Ama Sağlık sektöründeki yanlışlar " sağlık olsun " demekle geçiştirilemez haberiniz ola...