Hiçbir siyasi parti türban meselesine çözüme yönelik mahiyette bakmıyor.. Hepsinin de ortak amacı bunun bir sorun olarak orta yerde durup bir ucundan çekiştirmeye soyunmak..
AKP türban meselesine ilgi duyar gibi davranıyor.. Aslında çözülmüş bir türban meselesi iktidar partisinin işine gelmez.. Çünkü kitlelere mesaj vermek ve oylarını alabilmek açısından son derece zararlıdır..
MHP de aynı keza..
CHP ise zaten kendi içinde çelişkili..
Hiçbir siyasi parti çözülmüş türban meselesinden beklenti içinde olamaz.. Bu nedenle türbanın bir sorun olarak varlığını devam ettirmesinde siyaseten fayda (!) vardır..
Peki ben ne düşünüyorum.?
Şunu..
Sorunun çözümü TBMM’de..
Kamusala alan denilen problem ancak orada aşılabilir.. Buna karşın, insani-vicdani açıdan kendi çözümümü buldum..
İlköğretim okullarıyla liselere şerh koyuyorum.. Ancak, üniversite önlerinde bekletilen türbanlı genç kızların yarattığı görüntüleri yıllarca kabullenemedim.. Hala da öyleyim..
Sorun sadece demokrasi ve özgürlük sorunu değil..
Genç kızlığa erişmiş üniversiteliler kendi iradeleriyle inançlarına ve bunun gerektirdiği kıyafete dair tercihlerini yapabilecek yaştalar..
O halde bırakın okusunlar.!
* * *
Adana Barosu’nda kazanan yine avukatlar oldu..!
İki yıl önceki seçimi kazandığında, meslek içi sorunlara ağırlıklı olarak eğileceğinin mesajını veren Av. Aziz Erbek görevde olduğu sürece farklı bir baro başkanı prototipi çizdi.. Sadece kendi grubunun değil tüm meslektaşlarının başkanı oldu..
Sözünü tuttu..!
Bunun karşılığında seçimi yeniden kazandı..
Aziz Erbek, iki yıl daha görevde.. Yarıda kalan hizmetleri tamamlamak üzere son kez aday oldu..Başarılı olacağından kuşku duymuyorum..