Seninle kaldırımlarda yürümeyi özledim. Parklarda çocuklarla beraber ip atlamayı, sen ip atlarken saçlarının dağınık kalışını özledim. Sonra sen utanıp saçlarını toplardın. Seni beğenmekten vazgeçerim diye ürperirdi yüreğin, acele ederdin. Senin tatlı telaşını özledim.

     Her sabah telefonu açtığımda günaydın sol yanım mesaj atışını özledim. Buluşurduk seninle güneşin bizi selamladığı vakitlerde. İkimizde mutluyduk. Şimdi mutlu olmayı özledim.

     Dünya bir yana,  sen bir yana derdin. Bende Allah ömrümden alsın, ömrüne katsın derdim. Sana dua etmeyi özledim. Boncuk boncuk yağan yağmurun altında gecenin herhangi bir vaktinde, sokak lambasının altında yorulmadan dans ederdik. Bugün o demleri hatırlayıp seninle dans etmeyi özledim.

     Yüksek bir binanın tepesinde yüreğim lal olurcasına, bağırırdım. Seni seviyorum derdim. Sen gittikten sonra seni seviyorum demeyi özledim.

     Bazen seni kızdırır, kendime küstürürdüm. Şimdi itiraf ediyorum bilerek yapıyordum. Bana küsmeni özledim.

     Sonra geçeceğin yolu mumlarla aydınlatırdım. Basacağın yerlere gül yaprakları sererdim. Yolun sonunda da ben vardım. Seni beklemeyi özledim. Sen anlardın benim olduğumu biraz nazlı, biraz öfkeli, biraz da ürkek bir halin vardı. Ağır ağır yürürken seni izlerdim. Doymazdım yüzünün aydınlığına bakmaya, kıyamazdım gözlerinin karanlık kuyusuna. Şimdi gözlerine bakmayı özledim.

     Gelirdin yolun sonuna ellerini uzatırdın avuçlarıma dakikalarca konuşmadan, çıt çıkarmadan… Bakışırdık seninle biz susardık, gözlerimiz konuşurdu. Biz susarak da anlaşırdık seninle. Şimdi her gün susarak sana bakmayı özledim.

     Seni anlından öperdim başını yaslardın göğsüme ikimizin gözleri nemli belki mutluluk, belki korkuydu sebebi o akşamdan sonra gülmeyi özledim. Saçlarını okşardım ve sen sımsıkı sarılırdın bana. Bir yoksulun umuduna sarıldığı gibi şimdi kalemi bırakan ellerimle,  saçlarını okşamayı özledim.

     Başını kaldırır gözlerimin karasına bakardın. Bende gözlerinin zifiri karanlığına birbirimize bakıp gülerdik. Sonra parmaklarımızın ucuyla yanağımıza düşen, boncuk boncuk gözyaşlarımızı silerdik. Her zaman ağlarken,  seni güldürmeyi özledim.

     Kolunu dolardın boynuma o anda bu aşk bitmez parçası çalardı. Başlardık dans etmeye sokak ortasında. Bu bizim parçamızdı. Kimseye aldırmazdık, ikimizde mutluyduk. Seninle mutlu günlerimi özledim.

     Yanağıma bir buse kondururdun. Ağzını dayardın kulağıma, canım seni seviyorum derdin. Şimdi her gün, seni seviyorum deyişini özledim. Sonra etrafa bakar bana dönerdin. Delisin sen derdin zaten aşk delilik değil mi sevgilim? Sana yeni delilikler, keşfetmeyi özledim.

     Bana aşkım derdin. Zaman dururdu, dünyalar benim olurdu. Şimdi bana aşkım demeni özledim.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×