Adana Milletvekili Demirçalı, önergesinde T.C Anayasanın ‘değiştirilemez’ üç maddesi arasında ikinci sırada ‘’Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.’’ ifadesinin yer aldığını belirterek Başbakan Erdoğan’a şöyle seslendi:
“‘Dindar bir gençlik yetiştirmek” istediğinizi söylediniz.
Bu sizin şahsi görüşünüz olabilir. Ama yönettiğiniz Devletin böyle bir görevi yoktur ve olamaz da.
AKP’nin muhafazakâr bir parti olarak, kendi dindarlık anlayışını çeşitli propaganda çalışmalarıyla, telkinlerle, kültürel faaliyetlerle yaygınlaştırmaya çalışmasına bir diyeceğimiz olmaz. Bir parti kendine böyle bir görev atfedebilir. Ancak bu açıklamaları yapan Başbakan olursa telafisi güç durumlara yol açar.
Devletin görevi inançlara saygılı ve eşit davranmaktır. İktidardakilerin devletin imkânlarıyla toplumu ya da toplumun bir kesimini kendi muhafazakârlık ya da dindarlık anlayışına uydurmak için faaliyet yürütmesine gelince, orada durmak gerekir.
Bu ülkede azımsanamayacak bir nüfusa sahip olan ve Dine, sizin baktığınız gibi bakmayan, sizin inandığınız gibi inanmayan Aleviler ne yapacak?
Peki, bu ülkede yaşayan ve her türlü vatandaşlık yükümlülüğünden muaf olmayan, vergisini veren, askerliğini yapan Ermeni –Rum –Süryani Hıristiyanlar, (Katolikler- Ortodokslar-Protestanlar) Yehova Şahitleri- Yahudiler, Ezidiler, Caferiler, Bahaîler, inanca sizin gibi bakmayan Müslümanlar, ne yapmalılar?
Peki, bu ülkede yaşayan ve her türlü vatandaşlık yükümlülüklerinden muaf olmayan Ateist Anne ve Babanın çocuğunu kendi inançsızlığına uygun olarak yetiştirme hakkı yok mudur? Ateistlik suç mudur?
Siz dindar olabilirsiniz, partiniz de muhafazakâr bir parti olabilir. Ama bu size “dindar bir gençlik yetiştirme” yetkisi vermez. Tıpkı hiçbir hükümete “dinsiz bir nesil yetiştirme” hakkı ve yetkisi vermediği gibi…
Sayın Başbakan, bu sözleriniz ise suç teşkil ediyor. Zira ülkemizde hala “Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yapmak” suç.
AİHM madde 9: Düşünce Vicdan ve Din Özgürlüğü; “Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, din ve inanç değiştirme özgürlüğü ile açık veya özel biçimde ibadet, öğretim, uygulama ve tören yapmak suretiyle tek başına veya toplu olarak dinini ve inancını açıklamak özgürlüğü de içerir” der.
MEB’in Temel Kanunu’nda da “Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz” maddesi yer alıyor.
Bu ülkeyi yönetenlerin görevi; halkını bir dine, bir mezhebe, bir inanca mı yönlendirmektir? Bu din hangi dindir? Siyasallaşan, Şeriatlaşan din midir? Bu anlayış hangi mezhebe göre şekillenmektedir.”
-Sorular-
Adana Milletvekili Demirçalı, Başbakan Erdoğan’a şu soruları yöneltti:
1-Köylerde taşımalı eğitim bahanesiyle öğretmen kalmadı. Bu köylerde öğretmenlerin yerine kimler görevlendirildi?
2-Milli Eğitim Bakanlığı önümüzdeki yıldan itibaren ilköğretim okulları 4- 8 sınıflarda Arapça derslerinin başlayacağını duyurdu. Doğrumudur?
3-İlköğretim okullarında, zorunlu din dersleri AİHM’nin zorunlu din dersi eğitiminin “özgürlük” ihlali olarak karar vermesine rağmen devam ediyor. Bu kararın uygulanmasına neden öncülük etmiyorsunuz?
4-Başbakan’ın karşı çıktığı ateizm bir düşünce bir inanç değil midir? Dışlanması mı gerekir? Düşünceleri, inançları dışlamak, suç değil midir?
5-Laikliğin dinler inançlar karşısında tarafsızlığı, kısacası insanları özgür düşünceye yönlendirmesi çok mu tehlikeli ve korkutucudur?
6-Dinsel eğitimle dindarlaştırılmak istenen kitle, daha kolay idare edildiği, yönetildiği için mi bazı siyasilerce tercih ediliyorlar?
7-Yetişkinler için açılan kurslara: 2000 yılında 9 bin kişi katılırken 2010 yılında 300bin kişi katılmış. İlköğretim çağındaki çocuklar için açılan yaz kurslarına: 2000 yılında 715bin kişi katılmışken, 2010 yılında 1 milyon 880bin kişi katılmış. Dindar gençlik yetiştirme, politikanız gereğimi bu artışlar olmuştur?
8-Dindar nesil yetiştireceğiz” diyorsunuz? Hangi mezhep, hangi tarikat, hangi cemaatin din eğitimini vereceksiniz?