Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Adana Şube Başkanı Uz. Dr. Taner Canatar, acımasızca yapılan eleştiriler veya karşılıklı suçlamaların ilişkileri yiyip bitiren olgular olduğunu belirterek, “İyi ilişki için iyi iletişim şart” dedi.
Dr. Canatar, çiftlerin cinsel sorunlarını veya ilişkilerindeki çatışmalarını çözmenin için iletişimi sağlıklı hale getirmekten geçtiğini söyledi. Bozuk iletişimin sorunların, başlangıcında ve sürdürülmesinde önemli olduğuna dikkat çeken Canatar, bu durumun terapiyi zorlaştırdığını, terapistlerin iletişim sorunlarına odaklanmadığında ve bu sorunların çözümlenmediği durumlarda ise diğer tekniklerin uygulanmasının sekteye uğradığını kaydetti.
“İletişim, gerek cinsel terapide, gerekse evlilik terapisinde vazgeçilmez bir konudur” diyen Dr. Canatar, iletişimsizliği ortadan kaldırıcı 2 teknik öneriyor. Bu tekniklerin uygulanmasıyla çiftlerin iletişim sorunlarının çözümü için uygun bir zemin yarattıklarını ifade etti.
CİSED Şube Başkanı Dr. Canatar, ‘Korku çemberini kırmak’ diye tanımladığı bu teknikleri şu şekilde anlattı:
AÇIKÇA TALEP EDİN
“Çiftler birbirleri hakkından olumsuz bir değerlendirmede bulunduklarında, birbirlerini suçladıklarında veya eleştirdiklerinde, biz 2 tane teknik öneriyoruz:
Her suçlamanın, eleştirinin ve olumsuz değerlendirmenin ardında gizli bir temenni yatar. Bu temenniyi kişinin keşfedip partnerinden talep etmesi gerekli. “Sen beni sevmiyorsun, benimle ilgilenmiyorsun” diyen kişinin gizli temennisi aslında “Beni sev, benimle ilgilen” şeklindedir. Ancak bunu söylemek yerine suçlamak belki daha kolay geliyor. Çünkü çoğu çift, daha önce bu temennileri ifade etmiş ve reddedilmiş oluyor ya da reddedilmekten çok korkuyor. Herkesin kendisini sevmesi ve ilgilenmesi gerektiğine inanıyor. Bu yüzden bilinçdışlarında istemeden bir korku çemberi oluşturuyorlar. Oysa kişi korku çemberini kırarak karşısındakini suçlamayı bir kenara bırakmalı ve bu temennisini koşulsuzca ve karşılık beklemeden partnerine açık açık ifade etmeli. Bunu istemeli ve net bir dille talep etmeli. Eğer talep karşılık görürse ve partneri ona istediğini verirse, bunu bir armağan gibi kabul etmeli ve teşekkür etmeli. Ama partneri bu talebi yerine getirmiyorsa da kişi bu durumu asla şahsileştirmemeli. Kimliğine, kişiliğine bir hakaret gibi görmemeli ve ne olursa olsun partnerinin bir seçimi olarak buna olgunca saygı göstermeli.
ÖNCE KENDİNİZİ DÜZELTİN
Birisinde görülen her olumsuzluk, negatiflik, eleştiri veya suçlama, aslında tüm bunları yapan kişide de vardır. Kişi kendinde olmayanı başkasında görmez. Kendisinin yapmadığını bir başkasına suçlama olarak söylemez. Yani bu tür kavgalarda söylenen suçlamaların hepsi, aslında bizim kendi kusurlarımızı görmemiz için bilinçdışımızın bize sunmuş olduğu bir formüldür. Biz birine “Çok dağınıksın” dediğimizde aslında bu ifade, onu kullanan kişinin de dağınık olduğu bir yer olduğunu gösterir. Kadınlar genelde bu sözü eşlerine çok söylerler. Böyle olunca aslında kadın kendi dağınıklığını görmek yerine kocasında kendi kusurunu görmüştür. “