CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu, terörle mücadeleyle ilgili 6 maddelik öneri sunarak, her partiden eşit sayıda katılımcının yer alacağı bir ''çalışma grubu'' oluşturulmasını, grubun faaliyetlerini Ocak 2012 sonuna kadar tamamlamasını ve Hükümete iletilmesini istedi.
Terör ve terörle mücadelenin, Türkiye'nin gündeminden düşmediğini, sorun olmaya devam ettiğini ifade eden Loğoğlu, tezkerenin uzatılmasının da bu acı gerçeğin ürünü olduğunu söyledi.
Teröre karşı silahlı mücadelenin gerekli ancak yeterli yöntem olmadığını anlatan Loğoğlu, CHP'nin, tezkereye ''evet'' diyeceğini bildirdi. Loğoğlu, ancak bunun Hükümetin terörle mücadele politikalarını tasvip ettikleri anlamına gelmediğini belirtti.
Loğoğlu, Irak'tan kaynaklanan saldırıların, Türkiye'nin ulusal güvenliğine karşı tehdit oluşturduğunu ifade ederek, BM Güvenlik Konseyi tarafından 2003 ve 2004'te kabul edilen kararların, Irak hükümetini, ülkede konuşlanmış terör odaklarıyla mücadelede yükümlü kıldığını, anayasada da hükme bağlandığını anımsattı.
Türkiye ile Irak arasında 2009'da imzalanan güvenlik anlaşmasıyla Irak'ın yükümlülükler üstlendiğini hatırlatan Loğoğlu, ''Ulusal güvenliğimize yönelik bu saldırıların bertaraf edilmesi için Türkiye'nin Irak'ın kuzeyinde PKK unsurlarını hedef alması, uluslararası hukuk bakımından caizdir'' açıklamasında bulundu.
Sivillere ve sivil tesislere zarar verilmemesi koşulunun titizlikle gözetilmesi, süresine dikkat edilmesinin, olası harekatın meşruiyetine gölge düşmemesi için önemli olduğunu vurgulayan Loğoğlu, olası harekat ile ilgili Irak'a önceden bilgi verilmesinin söz konusu olamayacağını söyledi. Loğoğlu, bir süre önce ilgili bakanın, operasyonun her an yapılabileceğinin duyurmasının, ''affedilmez gaf'' olduğunu savundu.
Faruk Loğoğlu, özellikle terörle mücadelede Irak'ı, Türkiye'nin yanında tutmanın, ülkenin çıkarı gereği olduğunu belirterek, ''Kandil, Irak toprağıdır. O çıbanın tamamen kurutulması için Irak'a ihtiyacımız olacaktır'' dedi.
''Terör konusunun ulusal bir sorun olduğu, bu meselenin bitirilmesi için hepimize görev düştüğü, bu hedef doğrultusunda atılacak her doğru adımın desteklenmesi gerektiği hususunda toplum olarak görüş birliği içindeyiz'' diyen Loğoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Terörün sonlandırılması yönünde çok yönlü bütün çabalarına rağmen bir türlü sonuç alamamasına karşın Hükümetin, muhalefet partilerinin katkısını almaktan hala imtina edebilmesini şaşırtıcı ve üzücü bulmaktayız. Meclisimizin çatısı altında bulunan siyasi partileri bir araya getirmek muhalefetin değil, iktidar partisi ve Hükümetin görevidir.
Oysa uzun zamandır devletin, hatta Hükümetin bile PKK terör örgütü unsurlarıyla görüşmekte olduğu artık kamuoyumuzun da bildiği bir gerçektir. Buradan Hükümete bir uyarımız var; terör örgütüyle yapılan görüşmelerden istenilen sonucun alınamadığı artan terör saldırıları gerçeğinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle devam edeceği ilan edilen bu temasların tek amacının PKK tarafından silahların bırakılması ve şiddete son verilmesi olmalıdır. Yöntem, PKK ile pazarlık değil, ikna ve hizaya getirme yöntemi olmalıdır. Bu temasların gerekçeleri ve sonuçları hakkında Hükümetin açık ve inandırıcı olması gerekir. Terör örgütü unsurlarıyla görüşebilen bir Hükümetin muhalefet partileriyle temas aramamasının, onların görüşlerine ihtiyaç duymamasının izah edilir veya anlaşılır bir tarafı yoktur. Bu durumun Hükümet tarafından bir an önce düzeltilmesi ve iktidar partisi ve Hükümetin muhalefet partilerine çağrı yaparak terörü bitirmenin yollarının müştereken aranması sürecini başlatması, halkımızın beklenti ve isteklerine en uygun hareket tarzı olacaktır.''
Loğoğlu, vatandaşların terör saldırılarından bıktığını, yorulduğunu, tepkili olduğunu, bu sorunun çözülmesini beklediğini söyledi.
Hükümet programının bile ''terörle mücadele konusunda sessiz olduğunu'' iddia eden Loğoğlu, ''CHP, artık sözün bittiği yerde olduğumuz kanaatindedir'' dedi.
''Hükümeti sorumluluk üstlenmeye davet eden'' Loğoğlu, bu konuda Hükümete yardımcı olacaklarını bildirdi.
Loğoğlu, ''Halkımızın huzur ve güvenliği, ulusal birliğimizin korunması için üstümüze düşeni yapmaya biz hazırız'' diyerek, bu amaçla izlenmesi gereken yola ilişkin 6 madde sıraladı. Loğoğlu, şunları söyledi:
''Hükümet, terörü sona erdirmek amacıyla düşünce ve önerilerini bugüne kadar olanların muhasebesini yaparak yeniden belirlemelidir. Hükümetin yaklaşımı, TBMM çatısı altında siyasi partilerin eşit sayıda oluşturacağı 8 üyeden oluşacak bir çalışma grubunda ele alınmalıdır. Her siyasi parti, kendi katkılarını bu çalışmalar sırasında gündeme getirme imkanına sahip olmalıdır. Devlet kurum ve kuruluşları görüşlerini buraya iletmelidir. Anılan çalışma grubuna yardımcı olmak üzere yine her siyasi partinin belirleyeceği ikişer kişiden oluşacak bir Akil Adamlar Grubu oluşturulmalıdır. Grup hem kendi düşüncelerini üretmeli, hem Meclis çalışma grubunun kendisine vereceği görevleri yerine getirmelidir. Vatandaşlarımız ve sivil toplum kuruluşları da katkılarını buraya yapmalıdırlar.
Meclis çalışma grubu, çalışmalarını Ocak 2012 sonuna kadar tamamlamalı ve sonuç görüşülmek üzere Genel Kurula sunulmalıdır. Meclisin bu süreç neticesinde üzerinde mutabık kalacağı ortak aklı oluşturacak öneriler demeti uygulanması isteği ve amacıyla Hükümete iletilmelidir. Bu önerilerinin hayata geçirilmesi bakımından bütün siyasi partiler Hükümete yardımcı olmalıdır.''