Sağlık alanında çalışanların Tam gün yasasıyla çalışma saatlerinin 40 saate indirildiğini ancak, çıkarılan genelge ile 45 saat uygulamasının sürdürüldüğünü kaydeden Antmen, sağlık iş kolundaki Toplu İş Sözleşmesi taleplerini aktardı. Adana Tabip Odası Başkanı Dr. Rıza Mete de çalışma saatleriyle ilgili düzenlenen uluslararası uygulamalara uymadığını söyledi.
İl Sağlık Müdürlüğü bahçesinde SES ve ATO üyelerinin katıldığı basın açıklamasını yapan SES Adana Şube Başkanı Dr. Antmen, sağlık sisteminin, piyasanın sömürü çarkına terk edildiğini, sağlık ve sosyal hizmet alanında çalışma ortamı hiç olmadığı kadar parçalandığını ve karmaşıklaştırıldığını iddia etti.
Çalışanların her türlü ayrımcılık kullanılarak birlikte örgütlenmelerinin engellendiğini ya da yandaş güdümlü sendikalara katılmaya zorlandığını öne süren Antmen, “Her türlü iktidar gücü kullanılarak yönetici ofisleri (devlet daireleri) yandaşların ön kayıt bürosu gibi çalışmakta yöneticiler de bu sendikaların komiseri gibi davranmaktadırlar. Bu baskılar yetmezmiş gibi Adana’ya özel olarak Yönetim Kurulu üyemiz ve temsilcilerimiz geçici görevlerle, işyeri değişiklikleri ile yıldırılmaya, 4688 sayılı Sendikalar yasasının temel ilkeleri ayaklar altına alınmaya ve sendikal mücadele engellenmeye çalışılmaktadır” dedi.
Uygulanan sağlık politikaları ile koruyucu hekimliğin sistematiğinin bozulduğunu ve işlemez hale getirildiğini anlatan Antmen, Tam Gün Yasası ile çalışma saatlerinin 40 saate indirildiğini ancak çıkarılan genelge ile 45 saat uygulamasının devam ettirildiğini bildirdi.
Antmen, “Uygulanan sağlık politikaları ile temel bir insan hakkı olan sağlıklı yaşama hakkı artık bir piyasa malı haline getirilmiş, katkı ve katılım payları ile sağlığa ulaşımda kişiler parasına göre sınıflandırılmış ve sağlığa ulaşımları engellenmiştir. 1 Ekim 2012’den itibaren tüm hükümleri yürürlüğe girecek Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası ile sağlık sigortası primi ödemeyecek aile, hane kalmayacaktır. Sağlık Bakanlığı sağlık emekçileri de dahil tüm yurttaşlara devletin ne kadar sağlık hizmeti sunması gerektiğini Sosyal Güvenlik Kurumuna bırakarak kendi varlık nedenini tartışılır hale getirmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu ise sürekli yayınladığı tebliğlerle çalışanların ve emeklilerin korkulu rüyası olmuştur” diye konuştu.
Referandumdan hemen sonra “Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı”nın yasalaştırılarak devlet hastanelerinin satışının adımlarının atılacağını belirten Antmen, bu adımın sağlıkta yıkımın sondan önceki adımları olduğunu vurguladı.
Antmen, Sağlık işkolunda Toplu iş Sözleşmesi taleplerini de sıralarken, Seyhan Uygulama Hastanesi’nde Güçlü Medikal bünyesinde çalışan 70’e yakın taşeron sağlık emekçisinin işten çıkarılacağı yönündeki iddialara da değinerek, “Yetkilileri buradan bir kez daha uyarıyoruz. Taşeronlaşmayı sağlıktan tamamen çıkarın. Şu an çalışmakta olan tüm sağlık emekçilerini kadroya alın. Eşit işe eşit ücretin ve iş güvencesinin olduğu bir ortam yaratılması mücadelemizin önünü kapamayın. Şunu çok iyi bilin ki; işten çıkarılanlar gerek hukuksal alanda ve gerekse de demokratik alanda haklarını sonuna kadar arayacaklar ve bizler de bu arkadaşlarımızın en yakın destekçileri olacağız” şeklinde konuştu.
ATO Başkanı Rıza Mete de Sağlık Bakanlığı’nın 3 Ağustos 2010 tarihli genelgeyle saat 12.00 ila 14.00 arasında “öğle tatili” yapılmasını öngördüğünü ifade etti. Mete, “Münavebeli olarak ve kurumdan ayrılmamak şartıyla. Böylece bütün sağlık çalışanlarının çalışma süreleri, fiili olarak tekrar günlük dokuz, haftalık kırk beş saate çıkarılıyor. Oysa akla, mantığa, vicdana ve hukuka aykırı bu düzenleme uluslar arası uygulamalara da uymamaktadır” diyerek uygulamaya tepkisi gösterdi.