Güncel:
Yaşlı Depresyonu Teşhisi

Bayanlar yaşlanınca da tabii ki gençken olduğunuz gbi depresyona girebilirsiniz ancak bunu teşhisi gençken olduğu gibi kolay olmuyor. Yaşlıların depresyon teşhisi gerçekten zor bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Yaşlı depresyonunun önemli bir özelliği, yaşlıların bütün hastalıklarında olduğu gibi, bakımının zor olmasıdır. Yaşlı depresyonu aileden başka insanların, bakıcıların, profesyonel sağlık mensuplarının çok zaman ve efor harcamasını gerektirir. Dolayısı ile ekonomik açıdan da pahalıya mal olur. Depresyon fiziki hastalıkları alevlendirir. Aynı anda birden fazla hastalığa sahip olan yaşlılara bir de depresyon eklenince sağlıkları iyice bozulur.

Bayanlar yaşlanınca depresyonda olduğunuz teşhisi genelde daha az konur. Çünkü yaşlı insanlarda görülen keyifsizlik, huysuzluk, aksilik, neşesizlik ve mutsuzluk normal olarak görülebiliyor. Kimse bunun depresyon olacağını düşünemiyor. Diğer bir sebep ise yaşlı depresyonunda bedensel şikayetlerin ön planda olmasıdır. Yaşlılar genellikle psikolojik durumlarından bahsetmezler, hatta psikolojik durumları sorulduğunda cevap vermezler. Ancak başlarının ağrıdığından, eklemlerinin sızladığından, nefeslerinin daraldığından, göğüslerinin sıkıştığından, iki adım attıklarında yorulduklarından, bağırsaklarının gazla dolu olduğundan yakınıp dururlar. Depresyon, sosyal fonksiyonu hastanın dışarı çıkması, insan içine girmesi, topluma karışması, akrabaları ve arkadaşlarıyla görüşmesi, konuşmalara normal biçimde katılması vs. akciğer hastalığı, eklem hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyondan daha çok bozar. Fiziki fonksiyonu ise bedeni taşıyabilme, ev içinde ya da dışında hareket edebilme, günlük işlerini yardımsız yürütebilme vs. eklem hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyondan daha çok bozar. Depresyon tedavi edildiğinde bütün bu bedensel hastalıkların verdiği acı azalır, hastanın hareketliliği artar, tedavi maliyeti düşer. Depresyona giren yaşlılar kendilerini daha ‘hasta’ algılar. Çok fazla doktora gidenlerin dörtte üçünde ciddi depresyon görülür. Depresyonu olanlar, diğerlerine göre iki kat daha fazla doktora gider, hastaneye yatırıldıklarında iki kat daha uzun süre yatar. Depresyonu da olan fiziki hastalar, mesela kronik akciğer hastaları, şeker hastaları, eklem hastaları ve yüksek tansiyon hastaları ile karşılaştırıldıklarında, hastane yataklarını daha uzun süre işgal ederler. Günde beş çeşitten fazla ilaç kullananların %65’i depresyon hastasıdır. Fiziki hastalığı olanlarda depresyon da varsa, bu kişilerin sağlığa harcadığı para, aynı şiddette fiziki hastalığı olan ama depresyona girmemiş kişilerle kıyaslandığında, iki kat daha yüksektir.

Bayanlar, dullar, fakirler, sosyal konumu düşük olanlar, üzücü ve beklenmedik olaylar yaşayanlar depresyona daha yatkındır. Genel sağlık durumunun kötü olması da depresyonu tetikler. Beyin ve hormon hastalıkları, kronik bronşit ve amfizem, kalp krizleri ve kanserler depresyona girme riskini oldukça artırır. Depresyon oranı genç erişkinlere kıyasla yaşlılarda daha düşüktür ama genel tıbbi durumu kötü ya da hastaneye yatırılmış olanlarda çok yüksektir. Yaşlılarda özellikle vurgulamak istediğimiz noktalardan biri, beyin damar hastalıklarına bağlı depresyondur. Beyin damarlarında tıkanma ya da beyin kanaması sonucu dışarıdan bakıldığında görülen sadece felçtir ama bu hastaların önemli bir bölümü depresyona da girer. Aynı şiddette sakatlığa yol açan başka hastalıklar, felçler kadar depresyona yol açmazlar. Çünkü felçlerde hasta organ, aynı zamanda duygu ve düşüncelerimizin de merkezi olan beyindir. Bazen beyinde küçük küçük bir sürü damar tıkanıklığı olur; bu hastalarda herhangi bir felç veya sakatlık ortaya çıkmaz, ama yine de depresyona girerler, bilgi almak için tıklayınız.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Kıbrıs Casino İle Keyifle Kazanın
İyi bir bahisin keyfini sizde yaşamaya başlamak istiyorsanız eğer, önceliklerinizi kaliteli ve güvenilir...

Haberi Oku